Ana içeriğe atla

Kayıtlar

EFSANE etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Siyah Volga

Siyah Volga ( Polonya : czarna Wolga ) Polonya , Macaristan, Rusya , Beyaz Rusya , Ukrayna , Yunanistan ve Moğolistan'da yaygın olan bir şehir efsanesi. Bu efsane 1960 ve 1970'lerde çok yaygındı.  Efsanede, masum insanları, özellikle çocukları kaçırmak için kullanılan siyah (bazı versiyonlarda kırmızı olan) GAZ-21 veya GAZ-24 model Volga'lardan bahsediliyor. Farklı versiyonlara göre araç  ,rahibeler, Yahudiler, komünistler, gizli polis , Rus mafyası , vampirler, satanistler veya Şeytan'ın kendisi tarafından yönetiliyordu.  Otomobil, beyaz jantlara, beyaz perdelere veya diğer beyaz unsurlara sahip olan siyah bir GAZ-M1 olarak tasvir ediliyordu.  Bu izlenim, GAZ-M1  model araçaların hükümet tarafından baskı yıllarında aktif olarak kullanılmasından da kaynaklanıyordu . M1 araçlar ucuz olması için siyaha boyanıyordu ve bu aracı korkutucu bir hale getiriyordu. Hikaye, NKVD başkanı Lavrentiy Beria'nın gerçek bir alışkanlığından türetilmiş olabilir : Savaş yıllarının sıcak

Fareli Köyün Kavalcısı'nın Gerçek Hikayesi

Birçoğumuz Fareli Köyün Kavalcısı'nın hikayesine aşinadır. Severek okuduğumuz bu hikaye aslında gerçek olaylara dayanıyor. Fareli Köyün Kavalcısı'nın Hikayesi Hikayeye aşina olmayanlar için, Fareli Köyün Kavalcısı 1284 yılında Aşağı Saksonya, Almanya'nın Hamelin kasabasında geçiyor. Bu kasaba bir fare istilasıyla karşı karşıyaydı ve renkli, parlak kumaştan bir palto giymiş bir kavalcı ortaya çıktı. Bu kavalcı, kasaba halkının kabul ettiği bir ödeme karşılığında farelerden kurtulmaya söz verdi. Kavalcı, müziğiyle fareleri uzaklaştırarak köyü kurtarmış olsa da, Hamelinliler sözlerinden döndüler. Öfkeli kavalcı intikam yemini ederek ayrıldı. Aynı yılın 26 Temmuz günü, kavalcı geri döndü ve çocukları, tıpkı farelere yaptığı gibi bir daha görülmeyecek şekilde uzaklaştırdı. Fareli Köyün Kavalcısı, Hamelin'in çocuklarını uzaklaştırır. ( Arşivci / Adobe Stock) Bununla birlikte, hangi versiyonun anlatıldığına bağlı olarak bir veya üç çocuk geride kaldı. Bu çocuklardan biri topal

Pokemon: Lavender Town sendromu

Lavanta Kasabası Sendromu (aynı zamanda "Lavender town tone" veya "Lavender town suicides" olarak da bilinir) Pokémon Red and Green oyunun 27 şubat 1996 yılında yayınlanmasından sonra iddialara göre  Japonya'da 7-12 yaş arasındaki çocukların hastalanma ve intiharlarında rekor yükselişe yol açtı. Söylentilere göre, bu intihar ve hastalıklar oyunu oynayan çocuklar  oyundaki Lavanta Kasabası bölümüne geldiklerinde ve buradaki müziği dinlediklerinde ortaya çıkıyordu ve araştırmalara göre bu sesi sadece çocuklar ve gençler duyabiliyordu, İddialara göre bu ses nedeniyle, en az iki yüz çocuk intihar etti ve bundan daha fazla çocukta da hastalık ve rahatsızlık gelişti. İntihar eden çocuklar bunu genellikle yüksekten asılarak veya atlayarak yaparlardı. Bazı insanlar, Lavender Town'un temasını dinledikten sonra şiddetli baş ağrılarından şikayet ettiler. Lavender Town artık oyuna bağlı olarak farklı sesler çıkarsa da, bu kitlesel histeriye piyasaya sürülen ilk Pokémo

Kendiliğinden Yanma

Bu Hayatta ne olduğunu merak ettiğim anlamsız şeylerden sadece biri. bence paranormal bir olay falan yok. Ama düşüncesi çok korkunç. tanımlamak gerekirse insanın durduk yere kül olması sendromu. Arada sırada aklıma gelip baktığımda sahte bir durum olduğunu düşünsem de Wiki sayfasında bayağı makale konusu, 1938 tarihli, İngiliz tıp dergisinde çeşitli ortak özellikler bile tanımlanmış; Başına gelen kişilerin genellikle kronik alkolik oluşu, yaşlı kadın ve hareket yeteneği körelmiş kişiler oldukları tanımlanmış. Bedenin gövde baş bölümünün kül olması sonrasında genellikle uzuvların ayrılması ve daha uç kısımların genellikle yanmadan etkilenmemesi söz konusu. Yanmaların çoğu kişi evde yalnızken başa geldiği üzere bir şekilde kişinin kendini tutuşturmuş olması ve yardım isteyemeyecek durumda kalmış olması olası bir durum. Burada sıra dışı olarak tanımlanan kısım sadece bu anlamda tartışılabilir bana kalırsa, Çünkü bu vakalarda beden yandıktan sonra yangının sönmesi ve eşyaların çoğunlukla y

Tomino'nun Cehennemi

Bu popüler bir Japon hikayesi, "Tomino'nun Cehennemi" adlı bir şiirle ilgili. Sadece zihninizle okumalısınız ve asla yüksek sesle okumamanız gerektiğini söylüyorlar. Yüksek sesle okuyacak olsaydınız, eylemleriniz için sorumluluk almalısınız. "Tomino'nun Cehennemi" (ト ミ ノ Y 地獄), Yomota Inuhiko (四方 田 犬 彦) tarafından "Kalp Yuvarlanan Bir Taş Gibi" adlı bir kitapta yazılmıştır ve Saizo Yaso'nun (西 條19) 1919'da yazdığı 27. şiir koleksiyonudur. Kimse bu söylentinin nasıl başladığından emin değil, ama sadece "Bu şiiri yüksek sesle okursanız, trajik şeyler (凶事) olacak" uyarısı var. Sadece bir lanete benziyor. Bunu ortak "Daha uzun büyüyeceksin" ve hatta "Ailem öldü" ile karşılaştırmamayı ister. Bunun ne kadar tehlikeli olduğunu anlıyor musunuz? Bu hikaye eskiden 2 kanalda çok popülerdi ve birçok kişi fotoğraf ve videoyu kanıt olarak çekip 2 kanalda yayınladı. Hiçbir şeyin olmadığını söyleyen birçok kullanıcı vard

Polybius oyunu

Takvimler  1980’li yılları  gösterdiğinde özellikle Kuzey Amerika’da atari salonlarının altın çağı yaşanıyordu. Henüz konsolların eve giriş yapamadığı bu dönemlerde oyuncuların göz bebeği bu salonlardı.    Hikayemiz işte bu salonlardan birinde geçiyor. Portland’daki bir salona Arcade kabinine benzeyen fakat üzerinde herhangi bir işaret bulunmayan bir oyun geliyor. Üzerinde sadece “POLYBIUS” yazısı bulunan bu kabinin diğer kabinlerdeki canlı renklere, illüstrasyonlara ya da logolara sahip olmadığı söyleniyor.    İlk bakışta Tempest gibi bir oyun olduğu anlaşılan Polybius’un; yanıp sönen ışıklara, garip ses efektlerine ve grafiklere sahip olduğu söyleniyor. Oyunu oynayan kişilerin Polybius’u bırakamadığı ve bir anda oyuna bağımlı hale geldiği iddia ediliyor.    Fakat Polybius’un insanlar üzerindeki etkisi bununla sınırlı değil. Oyunun gençler üzerinde fiziksel ve zihinsel zararlar yarattığı söylenirken bu oyunu oynayan kişilerde sık sık kabus görme, sinir krizi ve halüsin

Anasayfa gizlilik politikası iletişim Hakkında

BodrumKat
Tüm hakları saklıdır.